Ankara İşitme Yetersizliği Tedavisi = Tıbbi Cihazlandırma Sonrası Selvi Özel Eğitim Merkezi ile Sesleri Sağlıklı Duyun… Dünyayı algılamamız, çevremizle bağ kurmamız ve en önemlisi dili öğrenmemiz büyük ölçüde işitme duyumuz aracılığıyla gerçekleşir.
İşitme Yetersizliği, kulağın ses dalgalarını toplama, orta kulaktan geçirme veya iç kulaktaki sinirler aracılığıyla beyne iletme süreçlerinin herhangi bir noktasında meydana gelen aksaklık sonucu, bireyin sesleri normal sınırlar içinde duyamaması durumudur.
Toplumda sadece "sesi az duymak" veya "hiç duymamak" şeklinde basitçe kategorize edilse de, işitme yetersizliği çok daha karmaşık ve çok boyutlu bir tablodur. Özellikle bebeklik ve erken çocukluk döneminde ortaya çıkan veya fark edilmeyen İşitme Kayıpları, dil edinimini doğrudan sekteye uğratır.
Zihinsel veya fiziksel hiçbir problemi olmayan bir çocuk, sırf sesleri doğru duyamadığı için konuşmayı öğrenemez, kelimeleri yanlış telaffuz eder ve zamanla içine kapanarak sosyal ortamlardan izole olmaya başlar.
Günümüzde gelişen tıp teknolojileri sayesinde İşitme Yetersizliği Fiziksel Boyutu, Gelişmiş İşitme Cihazları veya Koklear İmplant (Biyonik Kulak) ameliyatları ile büyük ölçüde çözülür. Ancak birçok ailenin yanıldığı en kritik nokta, "cihaz takılınca çocuğun aniden konuşmaya başlayacağı" beklentisidir.
Cihaz sadece sesi beyne ileten bir köprüdür; beynin o sesleri anlamlandırması, kelimelere dökmesi ve dili kurallarına uygun kullanabilmesi için tıbbi müdahalenin hemen ardından yoğun ve nitelikli bir "Özel Eğitim" sürecinin başlaması şarttır.
Doğru bir işitsel rehabilitasyon desteği almayan cihazlı bir çocuk, kalabalık ortamlardaki gürültüleri ayırt edemez, ince sesleri kaçırır ve akademik hayatta disleksi gibi öğrenme güçlüklerine benzer zorluklar yaşayabilir. İşitme Yetersizliği, çocuğun potansiyelini sınırlayan bir kader değil; sadece bilgiyi farklı bir yoldan (görsel destekler ve yapılandırılmış dinleme eğitimleriyle) almasını gerektiren bir durumdur.
Ankara'da Selvi Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi olarak, sessizliği bilgiyle, ilgiyle ve bilimle aşan bir köprü kuruyoruz. İşitme Cihazı veya İmplant Kullanan Çocuklarımızın ve Yetişkinlerimizin, duydukları sesleri anlamlı birer iletişim aracına dönüştürebilmeleri için alanında Uzman İşitme Engelliler Öğretmenleri ve Dil ve Konuşma Terapistleri ile (DKT) hizmet veriyoruz.
Çocuğun işitme kalıntısına, yaşına ve dil seviyesine en uygun Bireyselleştirilmiş Eğitim Programlarını (BEP) hazırlıyor; dudak okumadan ziyade dinleme becerilerini (işitsel-sözel terapi) merkeze alıyoruz. Aile eğitimleriyle ev ortamını da bir terapi alanına dönüştürerek, çocuklarımızın sosyal ve akademik hayatta kendi sesleriyle, özgüvenle var olmalarını sağlıyoruz.
Ankara’nın her bölgesinde şubeleri olan Selvi Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi’nden bu alanda destek almak için Hemen Bize Ulaşın…
İşitme Yetersizliği, bireyin işitme duyarlılığının, onun gelişimini, uyumunu ve özellikle de iletişim becerilerini olumsuz yönde etkileyecek derecede azalmasıdır. Normal işitme eşiğinin (0-20 dB) üzerinde olan her türlü kayıp, bu yetersizlik kapsamına girer. Bireyin konuşma dilini kendiliğinden öğrenmesini engelleyen bu durum, sadece kulağın değil, beynin dili işleme merkezinin de bilgi akışından mahrum kalmasına yol açar
Bebeklerde ani seslere irkilmeme, 6. aydan sonra babıldamaların kesilmesi ve ismine tepki vermeme En Kritik İşitme Yetersizliği Belirtileri arasındadır. Okul öncesi ve okul çağındaki çocuklarda ise; televizyonun sesini çok açma, arkasından seslenildiğinde duymama, "ne, efendim?" kelimelerini çok sık kullanma, bazı harfleri (s, ş, f, k gibi) yutarak veya bozarak konuşma ve sınıf içinde öğretmenin yönergelerini takip edememe işitme yetersizliğinin güçlü sinyalleridir.
İşitme Kayıpları Odyolojik Testler ile desibel (dB) cinsinden ölçülür ve derecelendirilir. Hafif Derece (26-40 dB): Fısıltıları ve uzaktan gelen sesleri duymakta zorlanma. Orta Derece (41-55 dB): Karşılıklı normal konuşmaları anlamada güçlük. Orta-İleri Derece (56-70 dB): Grup içi konuşmalar ve sınıf ortamını duyamama. İleri Derece (71-90 dB): Sadece çok yüksek şiddette sesleri duyabilme. Çok İleri Derece (91 dB ve üstü): Çevresel sesler ve konuşmaların cihazsız neredeyse hiç duyulamamasıdır.
İşitme Yetersizliği Olan Bireyler görsel ipuçlarına (dudak okuma, jest ve mimikler) çok daha fazla bağımlıdırlar. Eğer erken yaşta cihazlandırılıp özel eğitim almamışlarsa, kelime dağarcıkları yaşıtlarına göre oldukça sınırlıdır ve gramer kurallarını (ekleri, zamanları) kavramakta büyük zorluk çekerler. Soyut kavramları anlamlandırmakta zorlandıkları için somut ve net bir iletişim diline ihtiyaç duyarlar. Eğitimle desteklendiklerinde ise akademik olarak yaşıtlarıyla aynı başarıyı yakalayabilirler.
İşitme yetersizliği Olan bir Öğrenci için Bireyselleştirilmiş Eğitim Programı (BEP); onun işitsel algısını, alıcı ve ifade edici dil becerilerini, okuduğunu anlama kapasitesini ve artikülasyon (sesletim) doğruluğunu geliştirmek üzere tasarlanır. Sınıf ortamında öğrencinin öğretmene yakın oturması, görsel materyallerin (harita, şema, video altyazısı) sık kullanılması ve sınavda soruların daha kısa/net cümlelerle sorulması gibi uyarlamalar BEP'in ayrılmaz bir parçasıdır.
Hem işitme hem de görme duyusunun aynı anda önemli ölçüde kaybedildiği çoklu yetersizlik durumudur (örneğin Usher Sendromu). Bu bireylerin dünyayı algılaması büyük oranda dokunma (taktil) ve koku/tat duyularına kalır. Eğitimleri son derece özeldir; Braille alfabesi, avuç içi işaret dili (Tactile Sign Language) ve yoğun yönelim/bağımsız hareket eğitimlerini kapsayan, uzmanlaşmış kurumlar tarafından yürütülmesi gereken kompleks rehabilitasyon sürecidir.
İşitme Yetersizliği Olan Öğrenciler sınıf içinde gürültülü ortamlardan çok çabuk rahatsız olurlar ve dikkatleri kolay dağılır. Öğretmen arkası dönük yazı yazarken konuştuğunda veya sınıf içinde birden fazla kişi aynı anda konuştuğunda iletişimi tamamen kaybedebilirler. Okuma hızları daha yavaştır ve metindeki mecaz anlamları, deyimleri veya kinayeleri anlamakta güçlük çekebilirler. Bu nedenle yönergelerin görsel olarak da tahtaya yazılması onların öğrenme sürecini çok rahatlatır.
Tıbbi Cihazlandırma (İşitme Cihazı ya da Koklear İmplant) Sonrası asıl tedavi olan "Özel Eğitim" süreci başlar. Selvi Özel Eğitim Merkezi olarak Ankara'da, işitme engelliler alanında deneyimli uzman eğitimcilerimizle çocuğunuzun sessiz dünyasını seslerle inşa ediyoruz. MEB destekli özel eğitim programlarımızla dinleme, dili anlama, konuşma üretimi ve akademik destek çalışmalarını bir bütün olarak sunuyor, aileyi sürecin her aşamasında bilgilendiriyoruz.